Ekonomik faaliyetlerin temelinde insan davranışı yer alır. Piyasalar; dış faktörlerden veya makroekonomik gelişmelerden bağımsız olarak, katılımcılarının güveniyle şekillenir ve hareket eder. Değer yaratmayı hedefleyen her stratejinin merkezinde ise her zaman yetenek bulunur.
En gelişmiş teknolojiye sahip şirketlerin, en güçlü fikirlerin ve en tanınmış markaların ortak bir noktası vardır: Hepsi vizyonlarını hayata geçirmek için doğru insanlara ihtiyaç duyar.
Portekiz özelinde yetenek açığı, on yılı aşkın süredir devam eden önemli bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Gençler veya engelli bireyler gibi hâlâ değerlendirilmeyi bekleyen potansiyel yetenek havuzları olsa da mevcut iş gücü piyasasında çalışanların önünde çok sayıda fırsat bulunuyor.
Yetenek arzının sınırlı olduğu bir pazarda, şirketlerin sunduğu değer önerisini farklılaştırması artık yalnızca bir pazarlama çalışması değil; rekabet edebilmek ve sürdürülebilir olmak için bir zorunluluk haline geliyor.
yeteneklerin öncelikleri ve gerçek çalışma deneyimi
analizden aksiyona: strateji oluşturmanın gerekliliği
Randstad Employer Brand Research 2026, profesyonelleri gerçekten motive eden unsurları net şekilde ortaya koyuyor.
Portekiz’in uzun süredir karşı karşıya olduğu ücret sorunları göz önüne alındığında, çalışanların önceliklerinin başında maaş ve yan hakların (%68) gelmesi şaşırtıcı değil.
Bunu:
- İş-yaşam dengesi (%67)
- Kariyer gelişimi fırsatları (%65)
takip ediyor.
Ancak burada önemli bir fark ortaya çıkıyor: Profesyonellerin en çok değer verdiği kriter, mevcut işverenlerini değerlendirirken en düşük sıraya koydukları unsur oluyor (12 kriter arasında son sırada yer alıyor).
İkinci ve üçüncü en önemli kriterlerde de benzer bir durum görülüyor. Çalışanların en fazla önem verdiği bu unsurlar, mevcut çalışma deneyimini değerlendirirken sırasıyla 6. ve 10. sırada yer alıyor.
Bu durum, çalışan beklentileri ile şirketlerin sunduğu deneyim arasında önemli bir algı farkı olduğunu gösteriyor.
algı farkını kapatmak artık bir zorunluluk
Elbette kuşaklar arasında ve eğitim seviyelerine göre farklı beklentiler bulunuyor. Ancak sektör veya çalışan profili fark etmeksizin, yetenekleri çekme ve elde tutma stratejileri geliştirmek artık şirketler için bir tercih değil; kaçınılmaz bir gereklilik.
Randstad Employer Brand Research 2026, şirketler için adeta bir ayna görevi görüyor. İşveren markalarının güçlü ve zayıf yönlerini görmelerine, stratejilerini yeniden şekillendirmelerine ve çalışanların gerçek deneyimiyle marka algısı arasındaki farkı kapatmalarına yardımcı oluyor.
Çünkü günümüzde güçlü bir işveren markası yalnızca şirketlerin ne söylediğiyle değil, çalışanların gerçekten ne yaşadığıyla şekilleniyor.